ÖZEL HABER
Çığrılı Medya Grup Kuruluşudur -

BAGIMSIZ GEREDE BEYLİĞİ

Selçuklu devletinin Anadolu üzerindeki otoritesi zayıflamaya başladıktan sonra Kastamonu’daki Uç bölgesi üzerindeki otoritesinin kaybolduğu anlaşılmaktadır.

Ferhat Çetinoğlu
Ferhat Çetinoğlu
  • 13.12.2014
  • 1.179 kez okundu

Ferhat-Cetinoglu-yaziSelçuklu devletinin Anadolu üzerindeki otoritesi zayıflamaya başladıktan sonra Kastamonu’daki Uç bölgesi üzerindeki otoritesinin kaybolduğu anlaşılmaktadır. Zira dönem, otoritenin fiilen elde bulunan kuvvetle kurulduğu dönemdir. Esasen 1280 yılından sonra, Çobanoğlu Beyi Yavlak Aslan’ in İlhanlılar’ in Güneydoğu Anadolu Valisi atanarak Kastamonu’ dan ayrıldığı görülmektedir. Bu durumda Çobanogullari’nin, belki ancak Kastamonu’nun yakin çevresinde söz geçirebildikleri anlaşılmaktadır.
Bu durumda Safranbolu yöresinin 1280 yıllarından sonra hangi siyasi güce bağlı olduğu sorusu ortaya çıkmaktadır. En geç 1309 yılında kurulduğu kabul edilen Candaroglu Beyliği Safranbolu’yu 1326 yıllarında almıştır. Su halde 1280 yıllarından 1326 yıllarına kadar Safranbolu yöresinde kim egemen olmuştur ve Candarogullari Safranbolu’ yu almak için bu tarihe kadar niçin beklemişler, yöreyi kimin elinden almışlardır?
Bu konuda kaynaklarda yeterli bilgi olmamakla birlikte bazı verilere dayanarak bu dönemde Safranbolu’ da, egemenlik alanı Gerede’ ye kadar uzanan bağımsız bir beylik kurulduğu sonucuna varmaktayız. Bu verilerden bazıları şunlardır :

1280 yıllarında Anadolu’ yu teftişe gelen İlhanlı veziri Cuveyni, Zalifre (Safranbolu) Türk Beyi’ nin itaate alınmasını istemiştir. Su halde bu tarihte Safranbolu’ da bir Türk Beyi vardır ve Moğollar’ a karsı ayaklanma halindedir.

T.Mümtaz Yaman bu dönemde Safranbolu – Gerede havalisinde Umur Bey’ in bağımsız bir beylik kurduğunu belirtmektedir. Umur Bey adi, ya da buna benzer bir ad Bizans kaynaklarında da geçmekte olup, beyin adi ve beyliğin egemenlik alanı kaynaklarda tartışmalıdır. I.Hami Danismend’ e göre Umur Han Beyliği “Sakarya Nehriyle Candaroglu Beyliği arasında bulunan arazide” hüküm sürmüştür.

Öte yandan 1332 yılında Gerede’ yi ziyaret eden Arap gezgini Ibn Batuta’ dan Gerede’ de bağımsız bir beyliğin yasamakta olduğunu ve beyin “Sahbey” adıyla anıldığını öğrenmekteyiz. Ayni beylikten söz eden bir başka Arap yazarı, El-Ömeri, bu beyliği “Sahin İli” olarak adlandırmaktadır. Bu durumda “Sahbey” kelimesinin bir özel ad değil, beye verilen unvan olduğu ortaya çıkmaktadır.Bu bilgiler, Safranbolu’daki bazı mevki ve aile adlarıyla bir arada incelendiğinde, Gerede’ deki bu beylikle Safranbolu arasındaki ilişki açıkça görülmektedir.

Gerçekten Safranbolu’ da Baba sultan mahallesindeki “Sahbali” mevkii çok eski bir yerleşimin izlerini hala saklamaktadır. Burada çok eski bir saray hamamı ve birkaç metre ötesinde (80*25) m . Boyutunda bir yıkıntının duvarları halen mevcuttur. Bu mevkiin güneyindeki tepenin mezarlık karsısına düsen kısmının adi “Kislayani”dir. Bu durumda Kislayani mevkii ile Sahbali mevkii arasında vaktiyle kışla bulunduğu sonucu çıkmaktadır ki, halk arasında rivayet de bu doğrultudadır. Esasen burada yer altından hala hamamın yapı malzemesi olarak kullanılan pişmiş kilden yapılmış tuğlaya benzer tuğla parçaları çıkmaktadır. Buradaki bir kalıntının artıklarıyla “Dedeler Oturagi” ve Akçasu’ da bir evin yapıldığı bilinmektedir. 1956 yıllarında bu civarda yer altından su erzak küpleri olduğu tahmin edilen küpler çıkmıştır.

Ancak tepe üzerindeki arazi Gazi Süleyman Pasa vakfına dahil olup, araştırabildiği kadarıyla üzerinde miri arazi bulunmamaktadır. Vakfa dahil verimli tarım arazisinde kışla kurulması düşünülemeyeceğine göre, buradaki tesisin yapımının vakfın kurulusundan, yani 14. yüzyıldan önce olması gerektiği akla yakin gelmektedir.

Ayrıca Safranbolu’ da, Dodurga boyunun damgasını taşıyan bakir sikkeler bulunmuştur. Bu sikkelerin, Dodurga boyuna dayanan bir Türk beyliğine ait olduğu açıktır. Kastamonu’daki Candarogullari Alayunt, Söğüt yöresindeki Osmanlılar ise Kayı boylarına dayandıklarından bu sikkeler onlara ait olamaz. 16. yy. kayıtlarına göre Safranbolu – Gerede arasında yoğun bir Dodurga yerleşmesi olduğu dikkate alındığında bu sikkelerin yörede basılmış olması ihtimali ağır basmaktadır.

Bu veriler karsısında, Ibn Batuta’nin sözünü ettiği Gerede Beyligi’ nin merkezinin 1280 – 1326 yılları arasında Safranbolu olduğunu ve 1326 yılına doğru Candarogullari2 nin Safranbolu’ yu almalarıyla beylik merkezinin Gerede’ ye taşındığını ve bu şırada yörede bir nüfus boşalması meydana gelerek, hakim unsur olan Dodurga topluluklarının batıya göç ettiklerini kabul etmek akla yakin gelmektedir. Yöre köylerinde, o köylerin bugünkü sakinlerine ait olmayan birkaç Müslüman mezarlığının bulunmasının nedenlerinden biri de bu nüfus boşalması olabilir. Öte yandan beylik merkezinin, ilk merkezin zaptıyla başka bir kente taşınması beylikler döneminde örneği sik görülen bir olaydır. Candarogullarida, Kastamonu’nun Osmanlılarca zaptı üzerine merkezlerini Sinop’ a taşımışlardır.

Gerede Beyliği ile Safranbolu arasındaki ilişkinin bir kanıtı daha vardır. Gerede’nin adi beylikler döneminde, sonuna “bolu” veya “buli” ekleri eklenerek “Geredebolu” biçiminde yazılmaktadır. Osmanlı döneminde ise bu ek yoktur. Gerçekte “Gerede” adi “Krateia” kelimesinden türemiş olup, sonunda Yunancada “kent” anlamına gelen “polis” eki yoktur. Su halde beylikler döneminde kentin adinin sonuna bu ek niçin eklenmiştir?
Bunun nedeni su olması gerekir : Bu dönemde Safranbolu’nun adi “Borlu” dur. Gerede’ ye ise, ya Borlu merkezine bağlı olduğu için bu dönemin basından beri; ya da Safranbolu üzerindeki egemenlik iddiasından vazgeçilmediğinin kanıtı olarak, 1326 yılından sonra merkez Gerede’ ye taşınırken “Gersde-i Borlu” adi verilmiştir. Arap yazarları ise “Borlu” kelimesini “buli” biçiminde yazmışlardır. Nitekim Ibn Batuta Gerede’nin adini da “Krdi” biçiminde yazmıştır.

Gerede’nin adi ile Safranbolu’nun adi arasındaki iliksiyi gösteren ve yukarıdaki ihtimale ağırlık kazandıran bir kanıt da, Safranbolu Belediyesi Yazma Eserler Kütüphanesi’nde Katalog No: 572′ de kayıtlı el yazması bir Kuran’ in son sayfasında bulunmaktadır. Burada Kuran’ in hattatı kendisini “Zagfrani Gerede’ li esseydi Mustafa” olarak tanıtmaktadır. Bu ifadedeki “Zagfrani Gerede” tamlaması, “Gerede-i Borlu” tamlamasının bir başka biçimidir.

Burada bir noktaya dikkati çekmek yararlı olacaktır. Sinop’ tan Söğüt’ e kadar uzanan sağ Un’ un 1280 yıllarından itibaren yasadığı siyasi çalkantılar henüz karanlıklar içindedir ve bu konudaki kaynaklar son derece kittir. Bu yüzden Çobanogullari Beyliği’nin ortadan kalkışıyla Candarogullari ve Osmanlı Beyliklerinin kuruluşlarını hazırlayan siyasi şartlar yeterince bilinmemektedir.

Bu dönemde Kastamonu ile söğüt yöresi arasında yasayan, gazalarda pismiş, Uc’ daki yasamın karakterlerini sertleştirdiği Türkmenler’ in herhangi bir siyasi örgütlenmeye gitmeden, başıboş kalmış olmalarını düşünmek mümkün değildir. Hayvan topluluklarında dahi böyle bir şey olamayacağına göre bu dönemde bölgedeki siyasi iktidar boşluğunu kimler doldurmuştur?

Bu soruyu pek çok araştırmacı sormuş olmakla birlikte, konuyu en ciddi biçimde dikkati çeken ve bu siyasi gücün “Girdebolu” Beyliği olabileceği ihtimalini ortaya atan Claude CAHEN olmuştur. Bu beylikle Safranbolu arasındaki ilişkiler aydınlığa kavuştuğunda, 1280 yıllarından itibaren sağ Uç’ da yaşanan, niteliği henüz meçhul olup Candaroglu ve Osmanlı Beyliklerinin kurulusunu hazırlayan siyasi ortam ortaya çıkacaktır

  1. Hami Danişment, Gazi Süleyman Pasa kumandasındaki Osmanlı ordusunun Gerede’ yi 1354 yılında alarak Gerede Beyliği’ ne son verdiğini belirtmektedir ki, Safranbolu’ da halk arasında rivayet de Paşa’nın Safranbolu’ ya Gerede yönünden geldiği yolundadır. Bu durumda bu olayın tarihinin 1354 yili olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Tarihçi Ali Bey, Orhan Bey döneminde Osmanlı politikasının, Anadolu’daki Türk Beyliklerinden asker toplayarak Rumeli’ ye geçirmek biçiminde saptandığını ve beyliklere düzenlenen seferlerin bu amaca yönelik olduğunu belirtmektedir. Bu durumda Şehzade Süleyman Pasa’ nin, Rumeli’nin fethinden birkaç yıl önce Safranbolu’yu zaptının gerçek nedeninin toprak kazanmaktan çok, Uç bölgesi olan yörenin tecrübeli savaşçılarında nüfus derlemek olduğu anlaşılmaktadır.

Kaynak : http://batuta.com

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.