ÖZEL HABER
Çığrılı Medya Grup Kuruluşudur -

PEMBE İNCİLİ KAFTAN VE TOPUZ

Kazım Ünlüol
Kazım Ünlüol
  • 02.09.2015
  • 1.014 kez okundu

kazım unluol-anaBizim neslimiz Ömer Seyfettin’in birçok hikâyesini okumuştur. Günümüzde yaşananlar bana Ömer Seyfettin’in yazıma başlık olan iki hikâyesini hatırlattı.

Her iki hikâyede de Osmanlı’nın başına bela olan birbirine benzer olaylar vardır.

Pembe İncili Kaftan hikâyesinde Şah İsmail’e gönderilen elçi Muhsin Çelebi’nin Şah İsmail’in huzurunda yere serip üzerine oturduğu dillere destan, paha biçilmez Pembe İncili Kaftanı  “Türk yere serdiği şeyi bir daha arkasına koymaz.” diyerek Şah İsmail’in sarayından ayrılışını anlatır. Şah İsmail elçi Muhsin Çelebi’nin kendisine ilettiği mesajlarla zaten şaşkına dönmüş vaziyette iken bir de Kaftanın yere serilip üzerine oturulmasından ve tekrar alınmamasıyla iyice aptallaşmış ve önceden hazırladığı cellatlarını bile harekete geçirememiştir.

Topuz’da ise Osmanlı’ya bağlı olan Eflak Prensi kendine göre bağımsızlık ilan etmesinin verdiği zafer sarhoşluğu içindeyken, Osmanlının elçileri ile gönderdiği  “Berat, Sancak ve Topuz” un anlamını kavrayamamanın cezasını Topuzla başı ezilerek öder. Osmanlıya başkaldıran Eflak çok anlamlı bir şekilde kaderine razı olmuştur.

Günümüzde de iki yıldır devletimizin uyguladığı Çözüm sürecini Pembe İncili Kaftan hikâyesine benzetiyorum. Günümüzün Pembe İncili Kaftanı Türkiye Cumhuriyetinin verdiği sözdü. Akan kanın durması terörün bitmesi için silahları bırakma sözü tek taraflı olarak devletimizce tutulmasına rağmen tahrikçinin oyunuyla cinayet taşeronluğuna soyunan PKK tarafında ise saman altından su yürütülmüştü.

PKK da Şah İsmail’in düştüğü hataya düştü. Süreci palazlanma şekline dönüştürmeye başladı ve Çaldıran Meydan Savaşı benzeri cezasını yok olmayla öderken, hain pusular kurarak cinayetlerini sürdürmek istiyor. Tabi bunun da bir sonu gelecektir.

Topuz çok çarpıcı bir anlam ifade ediyor. Eflak prensi gibi özerklik hevesine kapılan her kim olursa olsun cezasını başıyla ödeyecektir. Çözümle tüm iyi niyetler gösterilmiş, ama kendini sözde Kürt hamisi gösteren Ermeni uzantısı PKK, su uyudu, biz uyumadık diyerek ihanetini sürdürmek istemiştir. Ama artık hamamcı da, hamam da, tas da farklıdır ve boşa kürek çekmenin anlamı görülmüştür.  Topuz görevini yapacaktır. Eskiden dağları döven mermiler şimdi teröristin kravatlılarına kıvırtma oynatmaktadır.

Görünen o ki devir  “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe”  devridir.

Eylül 2015

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.