Anadolu arkeolojisinin en kritik merkezlerinden biri olan Hattuşa’da yürütülen araştırmalar, bu kez dikkatleri özellikle Gerede hattına çekti.
Bölgedeki kazılardan çıkan ve sayısı 30.000’e yaklaşan kil tabletler, tarihin derinliklerine uzanan benzersiz bir bilgi hazinesi sunarken, son çözümlemeler bu arşivde gizli kalan büyük bir sırrı gün yüzüne taşıdı. Hitit-Nesite metinleri içinde fark edilen ritüel bir pasaj, daha önce belgelenmemiş bir Hint-Avrupa diline işaret ediyor. Bulgular, dilin kökeni konusunda Gerede çevresini öne çıkarıyor.
Bir Yüzyılı Aşan Çabada Sessiz Bir Dönüm Noktası
Boğazkale-Hattuşa kazıları, nesite dilinin yanı sıra farklı kültürlerden alınmış ritüel ifadeleri de barındıran çokdilli bir arşiv sunuyor. Yeni okumalar, bu metinler arasında dikkat çekmeyen satırlarda farklı bir söz dizimi ve ses yapısını ortaya çıkardı. Bu keşif, hem arşivin kapsamını hem de Hititlerin temas ettiği kültürel çevreleri yeniden düşünmeyi gerektiriyor.
Kalašma İzleri: Dilin Coğrafyasının Gerede’ye Uzanan Yönü
Çözümlenen ritüel metindeki bilinmeyen dil, araştırmacılara coğrafi bir ipucu verdi. Metnin bağlamı ve ifadelerin kullanımı, bu dilin Hititlerin batı sınırındaki Kalašma bölgesiyle, yani bugün Bolu-Gerede ekseniyle ilişkili olduğunu düşündürüyor. Dilin kelime hazinesi tamamen çıkarılmış olmasa da ritüel atmosferi ve işlevi hakkında önemli ipuçları sunuyor.

Bu durum, Hitit arşivinin yalnızca bir devletin belgelerini değil; farklı dillerin ve kültürlerin aynı hafızada birleştiği bir alan olduğunu yeniden doğruluyor.
“Bu arşivde her yeni satır, yalnızca bir kelime değil, bir coğrafyanın nefesini de önümüze seriyor.” ifadesi, araştırmanın çarpıcılığını özetliyor.
Luvi ile Olası Bağlantılar Yeniden Tartışılıyor
Ortaya çıkarılan yeni dil ile Luvice arasındaki benzerlikler, karşılaştırmalı dilbilim açısından yeni bir inceleme alanı yarattı. Bronz Çağı Truva merkezinde konuşulduğu bilinen Luvi dili ile ses uyumu, ritüel formülleri ve söz dizimindeki olası paralellikler, bölgesel temasların yeniden değerlendirilmesine kapı aralıyor. Araştırmacılar, paylaşılan unsurları ayıklamak için temkinli ilerliyor.
Arşiv Teknolojileri Keşfi Hızlandırıyor
Kil tabletlerin eksik ve kırık yapısı çözümleri zorlaştırsa da yeni görüntüleme teknikleri sayesinde daha okunabilir hale geliyor. Çok spektrumlu fotoğraflama ve 3B taramalar, karakterlerin izlerini netleştirerek okuma hatalarını azaltıyor. Dil içi ve diller arası karşılaştırmalar, ritüel kalıpların yeniden kurulmasını kolaylaştırıyor.
Dillerin Kesiştiği Noktalar: Hitit Arşivinin Derin Mesajı
Bu keşif, yalnızca yeni bir dilin varlığını değil, Hititlerin kültürel çeşitliliğe ve ritüel alışverişine verdiği değeri de gözler önüne seriyor. Arşivde yer alan çokdillilik, Bronz Çağı Anadolu’sundaki yoğun iletişim ağlarının açık bir göstergesi. Dilin ritüel bağlamda ortaya çıkması ise yerel inanç çeşitliliğinin doğal bir yansıması.
Metinlerdeki ipuçları, şu araştırma alanlarını güçlendiriyor:
Bölgesel ritüel alışverişin haritalandırılması
Çok dilli katiplik uygulamalarının kanıtlanması
Luvi, nesite ve yeni dil arasındaki etkileşim zamanlarının belirginleşmesi
Kuzeybatı Anadolu geçitlerinde kültürel aktarımın izlenmesi
Sayısallaştırılmış arşivlerin disiplinlerarası çalışmalara katkı sunması
Sahadan Gelen Ölçülü Heyecan
Kazı ekipleri, her tablet parçasının büyük bütüne katkı sağlayan bir veri olduğunu vurguluyor. Bazı parçalar yalnızca birkaç kelime, bazıları ise özel adlardan ibaret olsa da tümü dilin ritüel işlevini çözmeye yardımcı oluyor. Gramer henüz sınırlı şekilde anlaşılıyor; yine de metinsel bağlam, ritüel kullanımın çizgilerini görünür kılıyor.
Ufka Doğru: Yeni Dil, Yeni Sorular
Bugün gelinen nokta, Anadolu’nun çok katmanlı dil manzarasını yeniden okuma cesaretini güçlendiriyor. Yeni keşfedilen bu dil, özellikle Gerede çevresindeki kültürel temasların Bronz Çağı’nda ne kadar etkili olduğuna dair güçlü bir ipucu sunuyor. Arkeologlar, her yeni fragmanla Antik Yakın Doğu’nun iç içe geçmiş dünyasını biraz daha net görüyor.
(Haber: Meral Bınar)