AFAD, depremin büyüklüğünü ML 1.4 olarak açıklarken, sarsıntının yerin 13,23 kilometre derinliğinde gerçekleştiğini bildirdi.
Kandilli Verileri
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ise aynı saatte meydana gelen depremin merkez üssünü Yeşilcele-Bolu olarak açıkladı.
Kandilli verilerine göre saat 07.27.42’de kaydedilen depremin büyüklüğü 1.6, derinliği ise 11,9 kilometre olarak ölçüldü. Kandilli, depremin koordinatlarını 40.8628 kuzey enlemi ve 31.6580 doğu boylamı olarak paylaştı.
Böylece aynı sarsıntı AFAD tarafından 1.4, Kandilli Rasathanesi tarafından ise 1.6 büyüklüğünde kaydedildi.
Bolu Geçmişte Büyük Depremler Yaşadı
Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde ve yakın çevresinde bulunan Bolu, geçmişte çok sayıda büyük ve yıkıcı depremle karşı karşıya kaldı.
Bölgenin deprem tarihinde en dikkat çeken olaylardan biri 1 Şubat 1944 tarihinde meydana gelen Bolu-Gerede depremi oldu. Bolu İl Afet Risk Azaltma Planı’nda yer alan bilgilere göre 7.2 büyüklüğündeki depremde 9 bin 422 yapı yıkıldı, 8 bin 206 yapı ağır hasar gördü. Depremde 2 bin 552 kişi hayatını kaybederken 1.182 kişi yaralandı. Hasarın özellikle Bolu, Gerede, Çerkeş ve Beypazarı-Güdül çevresinde yoğunlaştığı belirtildi.
Bolu ve çevresini etkileyen büyük depremler bununla da sınırlı kalmadı. 26 Mayıs 1957 tarihinde Abant merkezli 7.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. 22 Temmuz 1967 tarihinde ise Mudurnu ve çevresini etkileyen 6.8 büyüklüğündeki deprem kayıtlara geçti.
12 Kasım 1999 tarihinde meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki Düzce-Kaynaşlı depremi de Bolu’nun bir bölümünde can ve mal kaybına neden oldu. Depremin, Kuzey Anadolu Fay Sistemi içerisindeki Düzce Fayı’nın doğu bölümünün kırılması sonucunda meydana geldiği belirlendi.
Deprem Anında Ne Yapılmalı?
AFAD, deprem sırasında bina içerisinde bulunan vatandaşların paniğe kapılmaması, merdivenlere veya çıkışlara koşmaması ve sarsıntı devam ederken binayı terk etmeye çalışmaması gerektiğini belirtiyor.
Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere ve düşme ihtimali bulunan eşyalardan uzak durulması gerekiyor. Güvenli bir noktada “Çök-Kapan-Tutun” hareketinin uygulanması, baş ve ensenin korunması ve sarsıntı sona erene kadar bulunulan güvenli konumun korunması tavsiye ediliyor.
Deprem sırasında asansör kullanılmaması, balkon veya pencerelerden atlanmaması ve telefonların acil durumlar dışında kullanılmaması gerekiyor.
Açık alanda bulunanların ise binalardan, duvar diplerinden, enerji hatlarından, direklerden ve ağaçlardan uzaklaşarak açık bir bölgede beklemesi öneriliyor.
Araçla seyir halinde olan sürücülerin de bulundukları nokta güvenliyse yolu kapatmadan sağa yanaşıp durması; köprü, üst geçit, bina, ağaç ve enerji hatlarının yakınında durmaktan kaçınması gerekiyor.
Sarsıntı Sonrasında Hasarlı Binalara Girilmemeli
AFAD, deprem sonrasında öncelikle kişilerin kendi güvenliklerinden emin olmalarını, ardından çevrelerinde yardıma ihtiyaç duyanların kontrol edilmesini tavsiye ediyor.
Gaz kokusu alınması halinde gaz vanasının kapatılması, kapı ve pencerelerin açılarak binanın terk edilmesi gerekiyor. Cadde ve sokakların acil yardım araçları için boş bırakılması ve yetkili kurumların açıklamalarının takip edilmesi de önem taşıyor.
Artçı sarsıntıların hasarlı yapılarda yeni hasarlara neden olabileceğine dikkat çekilirken, hasarlı binalara yeniden girilmemesi gerektiği belirtiliyor.
(Haber: Murat Kalaycı)
Yazı Sona Erdi!
Yüklenemedi, lütfen tekrar deneyiniz.


















