15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi ve sonrasındaki sürece hain terör örgütü FETÖ’nün yargı ayağıyla cesur bir şekilde mücadele ederek teröristlerin korkulu rüyası olan Geredeli Yargıtay Üyesi Mehmet Yılmaz, yayımladığı yazılı mesajda milli irade, hukuk devleti, adalet ve cumhuriyet vurgusu yaparak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanvekili ve 2. Daire Başkanı olarak görev yapan Geredeli Yargıtay Üyesi Mehmet Yılmaz, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı.
Darbe girişiminin yargı ayağına karşı yürütülen mücadelede kritik sorumluluk üstlenen isimler arasında yer alan Yılmaz, mesajında millet iradesi, hukuk devleti, adalet, demokrasi ve cumhuriyet vurgusu yaptı.
15 Temmuz’un Hedeflerini Sıraladı
Yılmaz, 15 Temmuz’un yalnızca bir tarih olmadığını belirterek mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Bazı geceler vardır; takvim yapraklarında yalnızca bir tarih olarak kalmaz. Bir milletin karakterini, bir devletin hafızasını ve gelecek nesillerin kaderini belirleyen ebedî birer dönüm noktasına dönüşür.
15 Temmuz 2016, işte böyle bir gecedir.
O gece hedef alınan yalnızca Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi, emniyet teşkilatı ya da devlet kurumları değildi.
Asıl hedef; bin yıllık devlet aklıydı.
Asıl hedef; millet iradesiydi.
Asıl hedef; hukuk devletiydi.
Asıl hedef; hür düşünce, inanç özgürlüğü, demokrasi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün milletimize emanet ettiği Cumhuriyet’ti.”
Yılmaz, darbe girişiminin milletin bağımsızlığına ve geleceğine yöneldiğini ifade ederek, “O gece, tankların paletleri yalnızca asfaltı ezmedi; milletin iradesini çiğnemeye kalktı. Savaş uçakları yalnızca bombalar yağdırmadı; bağımsızlığımızı ve geleceğimizi karartmak istedi” dedi.
Yargı Teşkilatının Mücadelesine Dikkat Çekti
15 Temmuz gecesinde yargı teşkilatının üstlendiği sorumluluğa da geniş yer veren Mehmet Yılmaz, o dönemde görev yapan HSYK üyeleri, Adalet Bakanlığı yöneticileri, hâkimler, cumhuriyet savcıları ve adalet teşkilatı mensuplarının milletin emanetini koruduğunu belirtti.
Yılmaz mesajında şu değerlendirmede bulundu:
“O karanlık gecede milyonlar meydanlara koşarken, yargı teşkilatı da tarihî sorumluluğunun gereğini yerine getirmiş, tarihin ve kaderin bir araya getirdiği, Ulubatlı Hasan kimliğine bürünmüş 15 kahraman HSYK üyesi, Adalet Bakanlığının yöneticileri, hâkimler, Cumhuriyet savcıları ve adalet teşkilatının fedakâr mensupları, makamlarını değil; milletten aldıkları emaneti korumayı tercih etmişlerdir.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti hâkim ve savcıları bilir ki;
Adalet çökerse devlet çöker.
Hukuk susarsa zulüm konuşur.
Vicdan korkarsa millet esir olur.”
15 Temmuz döneminde HSYK Başkanvekili ve 2. Daire Başkanı olarak görev yapan Mehmet Yılmaz, darbe girişiminin ardından yargı içerisindeki yapılanmaya karşı yürütülen süreçte de önemli sorumluluklar üstlenmişti.
Cumhuriyet ve Millet İradesi Vurgusu
Mehmet Yılmaz, 15 Temmuz gecesinde verilen mücadelenin yalnızca darbe girişiminin engellenmesiyle sınırlı olmadığını belirterek, bunun hak ile batılın, sadakat ile ihanetin, hürriyet ile esaretin ve millet iradesi ile vesayetin mücadelesi olduğunu kaydetti.
Yılmaz, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Unutulmamalıdır ki;
Devleti ayakta tutan yalnızca ordusu değildir.
Devleti yaşatan yalnızca kurumları değildir.
Devleti ebedî kılan; adalete bağlılığı, hukuka olan sadakati ve milletiyle kurduğu sarsılmaz gönül bağıdır.
Bizler inanıyoruz ki;
Adalet mülkün temelidir.
Millet iradesi devletin meşruiyet kaynağıdır.
Cumhuriyet ise bu aziz milletin ortak namusudur.”
Şehitleri ve Gazileri Andı
Yazılı mesajının sonunda 15 Temmuz şehitlerini rahmetle, gazileri ise minnetle anan Yılmaz, devletine, hukukuna, demokrasisine ve millet iradesine sahip çıkanlara teşekkür etti.
Yılmaz mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Milletin iradesi yenilmez.
Hukuk, ihanete boyun eğmez.
Türkiye Cumhuriyeti, adalete inananların omuzlarında sonsuza kadar yaşayacaktır.”
(Haber: Meral Bınar)




















