Ankara’da sahte polis ve savcıların kurduğu tuzağa düşen iki kız kardeş, FETÖ bahanesiyle altınlarını teslim etti, dükkanlarını sattı. Dolandırıldıklarını ise aylar sonra öğrendi.
Ankara’da kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıkları öne sürülen kişiler, iki kardeşi “Adınız FETÖ soruşturmasına karıştı” diyerek dolandırdı. İddiaya göre, altınlarını teslim alan ve daha sonra dükkânlarını sattıran şüpheliler yaklaşık 40 milyon lira haksız kazanç elde etti.
Altınları İnceleme Bahanesiyle Aldılar
İddiaya göre olay, mart ayında meydana geldi. Kendilerini C.A. ve U.T. olarak tanıtan kişiler, Afife Yazar (64) ile ablası Fatma Yazar’ı (66) telefonla arayarak polis ve savcı olduklarını söyledi.
Şüpheliler, kardeşlere isimlerinin FETÖ soruşturmalarında geçtiğini ve banka kasasındaki altınların sahteleriyle değiştirildiğini öne sürdü. Altınların incelenmesi gerektiğini söyleyen şüpheliler, kasadaki altınların kendilerine teslim edilmesini istedi.
İddiaya göre, telefonu sürekli açık tutmalarını isteyen şüpheliler, kimseyle konuşmamaları yönünde de talimat verdi. Yaklaşık 30 milyon lira değerindeki altınlar bu yöntemle teslim alındı.
Dükkânlarını da Sattırdılar
İddiaya göre şüpheliler, altınların ardından iki kardeşe ait dükkânın tapusunun da terör örgütünün eline geçtiğini öne sürdü.
Dükkânın güvence altına alınması için satılması gerektiğini söyleyen şüphelilerin yönlendirmesiyle satış işlemi gerçekleştirildi. İddiaya göre şüpheliler, altınlar ve dükkân satışından toplam 40 milyon lira haksız kazanç sağladı.
Kardeşler, erkek kardeşlerinin uyarısıyla dolandırıldıklarını anlayınca savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Altınlarını Bir Daha Göremedi
Yaşadıklarını anlatan Afife Yazar, “Beni aradılar. ‘Biz polisiz. Adınız FETÖ soruşturmasına karıştı’ dediler. Ardından da kendisini savcı olarak tanıtan biri ablamı aradı ve altınlarımın sahteleriyle değiştirildiğini ve bankadaki kasamdan çıkartıp kendilerine teslim etmemi istediler. O sırada heyecanlandım ve paniğe kapıldım. Altınları kasadan alıp eve getirdim. Beklememi söylediler. O sırada telefonum sürekli açıktı. Kapatmama müsaade etmediler. Ablamla konuşmalarımı öğrenmeye çalıştılar. Zararımın karşılanacağını söyleyerek eve polisin geleceğini ve altınları ona teslim etmem gerektiğini söylediler. Dedikleri kişi altınları teslim aldı. O sırada yine kendini savcı olarak tanıtan kişi aradı ve altınları alan kişiyi takip etmememi söyledi. Ben yine de dinlemeyerek altınları alan kişiye geri getirecek misiniz diye sordum. O da ‘Yarın getireceğiz’ dedi ama bir daha altınlarımı göremedim” dedi.
50 Yıllık Birikimlerini Kaybettiklerini Öne Sürdü
Yaşadıkları mağduriyeti anlatan Yazar, “Sahte diyerek altınlarımızı aldılar. İnceleneceğini ve sahte olanların devlet tarafından gerçeğiyle değiştirileceğini bahane ettiler. FETÖ’nün bankadaki kasama sızdığını söylediler. Kasaya müdahale edildiğini söylediler. Bahane ettikleri sızma olayının 2017 yılında gerçekleştiğini iddia ettiler. 50 senelik birikimimiz vardı o kasada. Altınlarımızın değeri 30 milyon liraydı. Bir de dükkanımız vardı. Tapumuzun FETÖ’nün eline geçtiğini söylediler. Dükkanımızı garantiye almak için hayali satış yapılması gerektiğini söylediler. Hiçbir şey yapamadık. Bize kimseye bir şey söylememiz gerektiğini belirttiler ve dükkanı da sattırdılar” diye konuştu.
Hukuki Süreci Başlattılar
Dolandırıldıklarını erkek kardeşlerinin fark ettiğini belirten Afife Yazar, “Durumun farkına kardeşim vardı ve dolandırıldığımızı söyledi. Emniyete şikayette bulunduk. Savcılık konuyla ilgileniyor. Toplam 40 milyon lira zararımız var. İlk başta fark etmedik dolandırıldığımızı. Kardeşim her şeyin farkına vardı. Bir an önce bu kişilerin yakalanmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
(İHA)






















