İkinci sarsıntı ise saat 07.46’da Kızılağıl’da kaydedildi. Büyüklüğü 1,9 olan depremin, yerin 9,5 kilometre derinliğinde meydana geldiği bildirildi.
Mikro Depremler Neden Takip Ediliyor?
Büyüklüğü düşük olan ve çoğu zaman vatandaşlar tarafından hissedilmeyen sarsıntılar, mikro deprem olarak değerlendiriliyor. Bu depremler genellikle herhangi bir hasara neden olmuyor ancak bölgedeki yer hareketlerinin ve fay sistemlerinin izlenmesi açısından bilim insanlarına veri sağlıyor.
Küçük depremlerin meydana geldiği noktalar, derinlikleri ve zaman içerisindeki dağılımları incelenerek bölgedeki fayların yapısı ve sismik hareketlilik hakkında bilgi edinilebiliyor. Sismik kayıtlar aynı zamanda fay zonlarının konumunun ve yer altındaki hareketlerin daha ayrıntılı biçimde incelenmesine yardımcı oluyor.
Bununla birlikte küçük depremlerin mutlaka daha büyük bir depremin habercisi olduğu söylenemiyor. Bir sarsıntının öncü deprem olup olmadığı ancak daha sonra aynı bölgede daha büyük bir deprem meydana gelmesi durumunda anlaşılabiliyor. Günümüzde depremlerin kesin zamanını, yerini ve büyüklüğünü önceden belirlemek mümkün değil.
Bolu’nun Deprem Geçmişi
Bolu, Türkiye’nin en önemli aktif fay sistemlerinden biri olan Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde ve yakın çevresinde bulunuyor. Doğudan batıya uzanan bu aktif fay sistemi, geçmişte bölgede çok sayıda yıkıcı depreme neden oldu.
Bölgenin yakın tarihindeki en büyük afetlerden biri, 1 Şubat 1944 tarihinde meydana gelen Bolu-Gerede depremiydi. Kuzey Anadolu Fay Sistemi üzerinde gerçekleşen deprem sırasında yaklaşık 200 kilometre uzunluğunda yüzey kırığı oluştuğu ve fay üzerinde yer değiştirmelerin meydana geldiği bilimsel çalışmalarda yer aldı.
Bolu ve çevresi, 26 Mayıs 1957’de meydana gelen Abant depreminden de ciddi şekilde etkilendi. Büyüklüğü 7,1 olarak belirtilen depremde 52 kişi yaşamını yitirirken yaklaşık 5 bin 200 bina hasar gördü.
Bölgede 22 Temmuz 1967 tarihinde meydana gelen ve Bolu’da da şiddetli biçimde hissedilen deprem de Kuzey Anadolu Fay Sistemi ile ilişkilendirildi.
Bu geçmiş, Bolu’da düşük büyüklükteki sarsıntıların dahi düzenli biçimde izlenmesinin ve deprem hazırlıklarının sürekli güncel tutulmasının önemini ortaya koyuyor.
Deprem Anında Ne Yapılmalı?
AFAD, deprem sırasında bina içerisinde bulunan vatandaşların panik yapmamasını, sabitlenmemiş dolaplardan, raflardan, camlardan ve pencerelerden uzak durmasını öneriyor.
Güvenli bir noktada dizlerin üzerine çökülmesi, baş ve ensenin korunacak şekilde kapanılması ve sağlam bir yere tutunulması gerekiyor. “Çök-Kapan-Tutun” hareketinin sarsıntı sona erene kadar sürdürülmesi büyük önem taşıyor.
Deprem sırasında merdivenlere veya çıkış kapılarına koşulmaması, balkona çıkılmaması, pencerelerden atlanmaması ve asansör kullanılmaması gerekiyor. Sarsıntı devam ederken binayı terk etmeye çalışmak, düşen eşya ve yapı parçaları nedeniyle yaralanma riskini artırabiliyor.
Açık alanda bulunanların ise binalardan, duvarlardan, enerji hatlarından, direklerden ve ağaçlardan uzaklaşarak güvenli bir noktada beklemesi gerekiyor.
Araç kullananların bina, ağaç, direk, köprü ve üst geçitlerden uzak güvenli bir noktaya yanaşarak yolu kapatmadan durması ve sarsıntı bitene kadar aracın içerisinde kalması öneriliyor.
Deprem Sonrasında Nelere Dikkat Edilmeli?
Sarsıntının sona ermesinin ardından elektrik, doğal gaz ve su vanalarının kapatılması, soba ve ısıtıcıların söndürülmesi gerekiyor. Gaz kokusu bulunan ortamlarda kibrit veya çakmak yakılmaması ve elektrik düğmelerine dokunulmaması önem taşıyor.
Hasar gördüğü düşünülen binalara yeniden girilmemesi gerekiyor. Büyük depremlerden sonra meydana gelebilecek artçı sarsıntılar, daha önce zarar görmüş yapılarda yeni çökmelere neden olabiliyor.
Vatandaşların acil durum çantalarını yanlarına alarak daha önce belirlenen güvenli tahliye yolundan binayı terk etmesi ve en yakın toplanma alanına gitmesi öneriliyor. Telefonların ise yalnızca acil durumların bildirilmesi amacıyla kullanılması gerekiyor.
Deprem Çantası İlk 72 Saat İçin Önemli
Afet ve acil durum çantası, depremden sonraki ilk 72 saatte temel ihtiyaçların karşılanabilmesi açısından önem taşıyor. Yardım ekiplerinin ulaşmasının zaman alabileceği göz önünde bulundurularak çantanın kolay erişilebilecek bir yerde hazır tutulması gerekiyor.
Çantanın yalnızca evde değil, iş yerinde, okulda ve araçta da bulundurulması öneriliyor. Ailede bebek, yaşlı, engelli birey veya düzenli ilaç kullanan kişiler bulunması durumunda çantanın içeriğinin bu özel ihtiyaçlara göre hazırlanması gerekiyor. Evcil hayvanların ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulması önem taşıyor.
Deprem Çantasında Neler Bulunmalı?
AFAD’ın önerilerine göre afet ve acil durum çantasında kişi sayısına uygun miktarda içme suyu, uzun süre bozulmayan gıdalar, ilk yardım malzemeleri ve düzenli kullanılan ilaçlar bulunmalı.
Kimlik, tapu, sigorta, ruhsat, pasaport ve Zorunlu Deprem Sigortası gibi önemli belgelerin fotokopileri de çantaya eklenmeli.
Çantada ayrıca el feneri, yedek pil, pilli radyo, düdük, battaniye veya uyku tulumu, mevsime uygun kıyafetler, yağmurluk, hijyen malzemeleri, kâğıt ve kalem bulundurulması gerekiyor. Çantadaki su, gıda, ilaç ve pillerin son kullanma tarihleri düzenli aralıklarla kontrol edilmeli.
Bolu’da meydana gelen son mikro depremler herhangi bir olumsuzluğa neden olmazken, bölgenin geçmişte yaşadığı yıkıcı depremler hazırlıkların ihmal edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
(Haber: Murat Kalaycı)
Yazı Sona Erdi!
Yüklenemedi, lütfen tekrar deneyiniz.





















