Bolu’da tarihi Taşhan’da küçük dükkanında mesleğini sürdüren 77 yaşındaki Hayati Karademir, yarım asrı aşan tecrübesiyle işine devam ediyor. Altın, gümüş ve bakır ürünlerin tamirini yapan Karademir, mesleğe çocuk yaşta başladığını ve yıllardır aynı titizlikle çalıştığını anlattı.
Bolu’nun Büyükcami Mahallesi’nde yer alan tarihi Taşhan’da 20 metrekarelik dükkanda çalışan Hayati Karademir, 8 yaşında başladığı meslekte 69 yılı geride bıraktı. Zamanla değerli eşya tamirciliğine yönelen usta, iki oğlunu da bu alanda yetiştirdi. Yıllara meydan okuyan Karademir, küçük dükkanında altın başta olmak üzere birçok ürünü eski haline getiriyor.

“Yeni Nesil Daha Çok Paraya Tamah Ediyor”
Meslekte çıraklık sisteminin önemine dikkat çeken Karademir, “Mesleki düzenlerde illaki bir çırak, usta yanında yetişecek. Babasının yanında olunca rahat oluyor. Usta yanında mecburen dikkatli olmak zorundasın. Ne denirse yapmak ve iyi takip etmek zorundasın. Yeni nesil daha çok paraya tamah ediyor. Pek sıkıntı çekmek istemiyorlar. Daha kapıdan girene bir şey öğretmek istediğimde önce, ‘Ne kadar para vereceksin? Haftada kaç gün izin vereceksin?’ sorusunu soruyor. ‘Sabahları kaçta geleceğim?’ diye soruyor. Ben Eskişehir’deki çıraklık dönemimde 7’yi 10 geçe dükkan açardım” dedi.
“Eskiden Tamir Zordu”
Geçmişte kullanılan yöntemlerin daha zahmetli olduğunu anlatan Karademir, “Eskiden ayakla çalışan körükler vardı. Futbol topunun içi dediğimiz kısım körüğün üstüne yerleştirilir. Ayakla basılınca o topun içi şişer ve ağzından çıkan hava kenarda duran benzin deposuna girer. O ayakla bastığımız hava benzin deposu içerisindeki havaya karışarak kaynak yapılırdı. Eskiden zordu ayak ve ellerin sürekli çalışması gerekiyordu. Şimdi kaynak ile eriterek yapıyoruz” diye konuştu.

“Bir Gram Altının Aynı Şekilde Sahtesini Çıkarıyorlar”
Teknolojinin gelişmesiyle sahte ürünlerin arttığını ifade eden Karademir, “Teknoloji büyüdükçe her şeyin fabrikasyonu yapılabiliyor. Hem de seri halde. Son zamanlarda öyle metaller yapılıyor ki görünüşü altın gibi. Biz dahi zor ayırt ediyoruz. Biz kuyumculukta dürüstlük ve doğruluk çok önemlidir. Altın ve gümüşte genelde ayar olur. Damga olur, damgası bir şey satılamazdı. Hiç kimse altın olmayan bir şeyi satıp para kazanmayı düşünmezdi. Sahtekarlık hiç akla gelmezdi. Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar. İnsanlar baktığı zaman bilemiyorlar. Bizim gibi temelden uğraşan kalmadı. Bolu’da 50, 60 tane kuyumcu var. Temelden bilgili olan kalmadı” şeklinde konuştu.
“En Tehlikeli Olan Kezzap Dediğimiz Asittir”
Mesleğin risklerine de değinen Karademir, “En tehlikeli olan kezzap dediğimiz asittir. Bu genelde ele ve vücuda temas ettiği zaman yakar. Korunmak önemlidir. Bunun yanında yine siyanür kullanırız. Siyanür çok tehlikeli ve zehirli bir maddedir. Aynı su içerisine karıştırılırsa mideye inen o asit kişiyi ölüme dahi götürebilir” ifadelerini kullandı.
(İHA)
















