İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve farklı bir dosyadan tutuklu bulunan Tanju Özcan’ın hem müşteki hem de sanık sıfatıyla yargılandığı şantaj davasındaki ifadesi ortaya çıktı. Basına kapalı gerçekleştirilen ikinci celsede SEGBİS aracılığıyla savunma yapan Özcan, hakkındaki suçlamaları reddetti.
Geçtiğimiz şubat ayında Tanju Özcan’ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla yaptığı suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada hazırlanan 13 sayfalık iddianame, Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mehmet Eren Akgüney tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan “icbar suretiyle irtikap” suçlaması kapsamında cezaevine gönderildi.
Hazırlanan iddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ile CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada Tanju Özcan hakkında da Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle “şantaj” suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
“Şu ana kadar şantaj suçundan suç duyurusunda bulunan müştekinin, aynı soruşturmada sanık olduğu ilk kez görülmüştür”
Bolu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşması, gizlilik kararı olmamasına rağmen hakimin talimatıyla basına kapalı yapıldı. Cezaevinden SEGBİS sistemiyle bağlanan Tanju Özcan, savunmasında kendisine yönelik iddiaların siyasi kumpas olduğunu öne sürdü.
Özcan, “Şu ana kadar şantaj suçundan suç duyurusunda bulunan müştekinin, aynı soruşturma kapsamında aynı suçlama ile sanık pozisyonuna düştüğü ilk kez görülmüştür. Tarafıma yöneltilen şantaj suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Böyle bir suçu işleyen birinin aynı suçlama ile başkaları hakkında şikayette bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. İddianameye bakarak hakkımda dava açılmasına sebep olan konu, Öznur’un ‘Seni Eren’e karşı korumam için bundan sonra benimle birlikte olmak zorundasın’ şeklindeki beyanıdır. Buradaki isnat açık bir iftiradır” dedi.
“Şoförümün Mayıs Ayında Yapılacak Nikahı Bu Çirkin İftira Yüzünden İptal Edilmiştir”
İlk duruşmada Öznur Ç.’nin verdiği ifadeye tepki gösteren Özcan, şu ifadeleri kullandı:
“Mazeretim sebebiyle katılamadığım geçen duruşmada Öznur, vekilliğini üstlenmiş rakip partinin ilçe başkanı olan siyasi hasmımın telkinleri ile ifadesine iğrenç iftiralar eklemiştir. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Öznur’un iftiraları sonucunda şoförümün mayıs ayında yapılacak nikahı bu çirkin iftira yüzünden iptal edilmiştir. İddiaları ile bir yuva kurulmasını engelleyen Öznur Ç. ve böyle bir ifadeyi vermesi için kendisini ikna edenleri Allah’a havale ediyorum.”
“Savcılık tarafından evlilik birliğime sadakat görevimi yerine getirip getirmediğim araştırılmıştır”
Mesaj kayıtlarının itibar suikastı amacıyla kullanıldığını savunan Özcan, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu davanın açılmasını birileri istedi. Çünkü burada amaç cezalandırılmam değil, mesaj içerikleri marifetiyle yıllarca emek vererek elde ettiğim konumun yerle bir edilmesiydi. Savcılık tarafından evlilik birliğime sadakat görevimi yerine getirip getirmediğim araştırılmıştır. Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir ancak yine de benim konumumdaki birinin müştekiye mesaj göndermesi doğru bir davranış olmamıştır. Mesajlaşmalarda TCK’ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır.”
“Eğer TCK’da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç var ise bu suçtan cezalandırılmamı isabetli görüyorum”
Süreç içerisinde Adalet Bakanı Akın Gürlek’i aradığını da söyleyen Özcan, şu ifadeleri kullandı:
“Hak etmediğim bir şekilde bu sözde mesaj kayıtları ve ifadeler ulusal basına servis edilerek ciğeri beş para etmez insanların ağzına sakız olmuştur. Eylemime uyan suç şantaj olmamakla birlikte eğer TCK’da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç var ise bu suçtan cezalandırılmamı isabetli görüyorum. Bu süreçte bir hata daha yaptım. Sanıklar hakkındaki şikayetimden sonra bazı arkadaşlarımın telkinleri ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’i aradım. Süreci sayın bakana kısaca özetledim. Kendi sürecim hakkında torpil talep etmedim. Ancak bu yaptığımın çok büyük bir hata olduğunu, adeta güdülmek istenen kuzu gibi kendimi teslim ettiğim sonucuna vardım. İrtikap suçundan dolayı tutuklanmamdan beklenilen itibar kaybı gerçekleşmediği için bu şantaj davası açılmıştır.”
“Mesaj kayıtlarının yapay zeka veya başkaca bir yöntem ile yapıldığını düşünüyorum”
Hakkındaki iddiaları reddeden Özcan, mesaj kayıtlarının gerçek olmadığını öne sürerek beraatini talep etti.
Özcan, “Sanıklar hakkında şikayetçi olduğum için pişmanım. Beni bu süreçten zararlı çıkacağım konusunda uyarmışlardı. Sanıkları tebrik ediyorum, zira Türkiye’nin mevcut hukuk düzenini benden daha iyi anladıklarını gördüm. Gelinen noktada şikayet etmek yerine pazarlık ederek şantajın gereğini yerine getirmemiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Müşteki Öznur ile aramızda geçtiği iddia edilen mesaj kayıtlarının yapay zeka veya başkaca bir yöntem ile yapıldığını düşünüyorum. Tarafıma gelen aramalar Gürcistan numarası üzerinden yapılıyordu. Suçsuzum ve beraatımı talep ediyorum” dedi.
(İHA)


















