ÖZEL HABER
Çığrılı Medya Grup Kuruluşudur -

ÇOCUKLUĞUM KÖY VE DOĞAL BESLENME

admin
admin
  • 05.10.2015
  • 1.089 kez okundu

aslı gülhan bekÇoçukluğum  İlçem Reşadiye’de yaz aylarında da köyüm Kabalı’da geçti. Okul kapandıktan birkaç gün sonra giderdik köye. Okullar açılmadan bir hafta önce de dönerdik Reşadiye’ye. Kuzenlerim, arkadaşlarım ve farklı illerde ikamet eden köyümüz çocuklarıyla yazları buluşurduk Kabalı’da…

           Bitirdiğimiz sınıfa göre tatil kitapları, hikaye kitapları ve romanlar olurdu  elimizde …Piknikler yapardık dere kenarlarında…Çamura şekil verip minik tencere tabak haline getirir, otları poşetlere doldurup minder yapar  evcilik oynardık…Köy bakkalını açık bulursak aramızda birleştirdiğimiz paralarla yiyecek bir şeyler alırdık. Ne zevkliydi çekirdek çitletmek hep beraber…

          Hatırlıyorum da , kardeşim ve kuzenlerimle birlikte beş çocuk, bindiğimiz tahtalı salıncağın ters dönmesiyle sırt üstü düşmüştük sert zemine .Başımı ve belimi yere vurmanın acısını o anı yad edince hala hissederim .

          Evimizdeki televizyonda sadece TRT 1 yayını vardı. İzlediğimiz çizgi film başladığında bizim evde tv başında olurduk hep beraber.

        Kuşburnu toplamaya çıkardık. Elimiz kolumuz çizilirdi dikenlerden. Ağaç başlarından inmezdik. Dalından  meyve koparıp taze taze yemek ayrı zevkti. Ağaçtaki cevizleri taşlayarak düşürüp, ceviz beyaz ve kıtır haldeyken , bıçakla oyardık. Ellerimiz, cevizlerin dışındaki yeşil kabuğun suyundan kapkara olurdu zamanla.

         Ekinler toplanıp  harmanda yığın haline getirilince, samanlık çatısına çıkar  o yığınların üzerine atlardık. Ekin sapları batardı atlayınca ama kendini çatıdan boşluğa bırakmak hoş bir duyguydu…

         Kağnıya bindiğimizi de anımsıyorum. Gırç gırç ses çıkardı kağnı giderken ve çok yavaş ilerlerdi tabi…Çeşmeden bakraçlarla su getirdiğimiz de oldu. Musluğu açınca su akmıyordu evvelden köydeki evlerimizde…Çeşme başında oynarken peteğin içine düşüp sırılsıklam ıslandığımda oldu…

         Tavuklar yumurtladıktan hemen sonra, sıcacıkken yumurta, gidip onu almak ta bir güzellikti. Civciv oluşma sürecini gözlemlemek te…Yeni doğmuş buzağı görmek…Hepsi çok güzeldi…

           Cuma akşamları mesai bitimi babamın ilçeden gelip köyde bize katılmasını beklerdik. Akşam altı gibi minibüs yolu gözetlerdik. Babam çikolata, gofret ,sakız ,şeker vs getirirdi. Koli ile gofret…O kadar çok çocuktuk ki, ancak koli paklardı bizi…

          Ağustos sonu eylül başı geldiğinde bahçe bostan toplanırdı köyde. Fasulyeler kurutulurdu ya da konserve yapılırdı. Elmalar, erikler armutlar toplanıp reçel yapılır ya da kurutulurdu. Kuşburnu pekmezi vazgeçilmezdi. Erişte ve tarhana yapılırdı komşularla…Patatesler toplanırdı. Çökelikler, peynirler, turşular yapılırdı. Buğdaydan un, bulgur vs.. .Üzüm yaprakları salamura yapılırdı. Arılardan bal alınırdı,  cevizler toplanırdı. Arkadaşlarla ceviz toplayana yardıma giderdik.Toplamaya yardımcı olan çocuklara ceviz verilirdi . Bulgur kaynatılırdı girge denilen kocaman kazanlarda. Kaynatılan bulgurlar düz zeminde çullar üzerine kurusun diye serilir çocuklarda havyanlar yemesin diye sergi başında beklerdi. Hoş bir gelenek hatırladım; tarlada ekin biçenlere, öğle için yemek yapılıp ,ikindi de çay götürülürdü. Üç kişi çalışırsa  beş kişilik yemek, çatal, kaşık, bardak götürülürdü ki “bir müslüman daha gelir yer içer “denirdi. Yan tarladaki ırgat davet edilirdi mutlaka tarlaya en yakın ağaç gölgesinde çay içip yorgunluk gidermeye…

               Pişen sütü taşırmama görevi verilirdi evde. Süt pişer pişmez sıcak sıcak içerdik. Kaymağını toplar biriktirirdik kahvaltı için. Klasik cümle olacak ama her şeyin tadı bambaşkaydı o zamanlarda…Doğal beslenme oranımız yüksekti …Kışlık çoğu yiyeceğimiz yazdan yapılırdı zaten. Reşadiye’deykende sütçümüz olduğundan ev yapımı yoğurt yerdik.Yoğurt ve peynir benim vazgeçilmez besinlerimdir zaten. Şimdi Gerede’de da ev yapımı yoğurt yiyebiliyorum.

            Köyle bağımız kopmadı…Yazın yine köye gittiğimde dalından salatalık, domates, biber koparıp, kahvaltı sofrasında taze taze yemenin zevkini yaşıyoruz .

Dilerim bitkisel zenginliğimiz ölmez, doğal ürünlerimiz hep var olur, tadı  tuzu yerinde ürünler yer insanlarımız inşallah.

         Sevgiler…

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Özden KARAHAN dedi ki:

    ELİNE EMEĞİNE SAĞLIK, YİNE ÇOK GÜZEL ANLATMIŞSIN, OKURKEN BEN DE YAŞADIM O GÜZEL GÜNLERİ YENİDEN, NE TESADÜF AYNI ŞEYLERİ YAŞAMIŞIZ DİYE DÜŞÜNDÜM, AMA ZATEN ESKİDEN HEPİMİZ İÇİN BÖYLEYDİ ZATEN DEDİM SONRA….DEVAMINI BEKLİYORUM…SEVGİYLE VE UMUTLA KAL…

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.