ÖZEL HABER
Çığrılı Medya Grup Kuruluşudur -

GEREDE DEPREMİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ

GEREDE DEPREMİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ
  • 28.08.2019

Prof. Dr. Süleyman Pampal, son günlerde yaşanan depremlerle ilgili, “Ankara’nın hem merkezinde hem çevresinde çok sayıda aktif fay var” dedi. Pampal ayrıca, Gerede depremini de örnek gösterdi.

Geçtiğimiz gün Ankara’da yaşan 3 ve 3.5 şiddetindeki depremle ilgili, açıklamalarda bulundu. Pampal, ayrıca Bolu-Gerede depremlerini örnek göstererek şunları söyledi;

Bu depremler haberci deprem değil uyarıcı depremler. Ankara’da peş peşe yaşanan depremlerin sonuncusu dün akşam saatlerinde Yenimahalle ilçesinde yaşandı. 3.5 büyüklüğündeki depremde ölen veya yaralanan olmazken, ilçe halkı büyük panik yaşadı. Yaşanan depremlerin bir enerji boşalması mı yoksa büyük bir depremin artçı sarsıntıları mı olduğu ise büyük bir merak konusu. Ankara’da peş peşe yaşanan depremlerin aynı fay hattı üzerinde oluşmadığını belirten Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Elmadağ, Kahramankazan, Mamak ve Yenimahalle, hepsi birbirine yakın 3 ve 3.5 büyüklüğündeki depremler. Bunlar Ankara’nın normal sismik aktivitesini oluşturan depremler. Ankara’nın merkezinde pek çok faylar var, küçük 3, 5 hatta 6 büyüklüğüne kadar deprem oluşturabilecek faylar var. Bu durum biraz geç fark edildi ve Ankara’da deprem olmaz inancı yerleşti. Herkes Ankara’da deprem olmazdı nereden çıktı bunlar diye düşünebilir, konuşabilir ancak Ankara’nın hem merkezinde hem kent çevresinde ve ilçelerinde çok sayıda aktif fay var ama bunlar 7’den büyük yıkıcı deprem oluşturacak faylar değil. Ama asıl Ankara’da deprem tehlikesi oluşturabilecek faylar Ankara’ya 80-100 kilometre uzaklıkta olan Bolu Gerede civarından geçen Kuzey Anadolu Fayı mesela, Haymana’ya kadar uzanan Tuzgölü Fayı mesela, Eskişehir fay sahasını oluşturan faylar ve 1938’de 6.8 büyüklüğünde deprem oluşturmuş olan Keskin Fayı. Bu faylar yıkıcı depremler oluşturur ve Ankara’yı etkiler” şeklinde konuştu.

“ANKARA’NIN DEPREM TEHLİKESİ ÇOK YÜKSEK”

Tarihsel süreçte Ankara’yı yıkmış, etkilemiş, merkezlerini, ilçelerini ve kalesini de yıkmış 1668 depreminin yaşandığını hatırlatan Pampal, sözlerine şöyle devam etti:

“Bolu-Erzincan arasındaki Kuzey Anadolu Fayı kırılmış, tüm Anadolu’yu etkilediği gibi Ankara’yı da çok büyük şekilde etkilemiş ve yıkmış. Sonra 1944 Bolu-Gerede depremi var, 7.6 büyüklüğünde bir deprem. Bu deprem neticesinde Ankara il sınırları içerisinde 350’den fazla can kaybı var, çok sayıda hasarlı bina var ki o dönemde Ankara’nın nüfusu 250 bin civarında. Bugün 5 milyona dayanmış durumda. O günkü yapılar birkaç katlı yapılar, geleneksel yapılar. Bugün çok katlı gecekondular var Ankara’da, 15-20 katlı gecekondular var. 1980 sonrası kooperatifleşme sürecinde çok kötü inşa edilmiş yapılar var. Bunların hiçbiri depreme dayanıklı değil. Nedeni de

Ankara’da deprem olmaz inancının yerleşmiş olması. Ancak bu vatandaşın uydurduğu bir şey değil. Ankara’nın 1945’ten önce hazırlanmış olan deprem tehlikesi dediğimiz haritalarda Ankara son yıllara kadar tehlikesiz gösterilmiş. O nedenle de yapılar depreme dayanıksız inşa edilmiş. Ankara’nın deprem tehlikesi çok yüksek ama riskleri daha da yüksek. Tehlikenin yüksek olduğuna inanmadığımız için riskleri göz ardı etmişiz, deprem yönetmeliklerine uygun yapı stoku oluşturmamışız. Yapı stoku son derece kötü ve dayanıksız. Bazı semtler var ki bunlardan bir tanesini hep gündeme getiriyorum, Demetevler örneği tipiktir. Demetevler 15-20 katlı gecekondulardan oluşur. 1980 sonrası bir imar affıyla onlar da affedilmiştir ve imar afları maalesef deprem konusunda kötü örneklerdir. Deprem olmasına bile gerek yok. Allah göstermesin bir tüp patlasa bile bina yıkılabilir. Yani bu derece de kötü yapılar. Az önce bahsettiğim 7’den büyük deprem oluşturma potansiyeline sahip fay hatlarından biri kırılırsa, ki kırılacak o zaman bu yapıların pek çoğu yıkılacak ve çok sayıda hasar, can kaybı ve yaralanma ortaya çıkacak. Bu nedenle tüm Türkiye’de olduğu gibi Ankara’da da depreme dayanıklı yapının dışında bir tedbir yok. Yapıları hızla gözden geçirip depreme dayanıklı hale getirmek durumundayız. Bu küçük küçük depremler belki de Ankara’da uyarıcı olur, daha çok da kamu yönetimini uyarır. Ya Ankara’da da depremler oluyor, bunlar büyük depremlerin de habercisi sayılabilir, o halde Ankara’da da önemli yapılardan başlayalım, konut tipi yapılardan çıkalım, tümünü gözden geçirelim ve bunların kentsel dönüşüm çerçevesinde yenilenmesine, depreme dayanıklı hale getirilmesine yardımcı olalım demelerine yol açacağını düşünüyorum bu küçük depremlerin.”

“BU DEPREMLER HABERCİ DEPREM DEĞİL”

Yaşanan küçük depremlerin büyük bir depremin habercisi olmadığını belirten Pampal, “Büyük depremin habercisi demek doğru değil. Bir de bunların hepsi aynı fay üzerinde olmuyor. Biri Elmadağ’da oluyor, diğeri Mamak’ta oluyor, Kazan’da oluyor. Bunların biri güneydoğuda, biri kuzeybatıda. Sonra Yenimahalle’de oldu. Bunlar hep küçük ölçekli yerel faylara bağlı depremler. O nedenle haberci deprem değil uyarıcı deprem diyelim biz bunlara. Ama biz bu uyarıları almıyoruz, alsaydık 1939 Erzincan depreminden alırdık. Erzincan yok oldu, 40 bin civarında can kaybı var, şehir yok oldu. Sonra 17 Ağustos 1999 depremi, sonra 12 Kasım 1999 Düzce Kaynaşlı depremi oldu, sonra 2011’de Van depremi oldu. Bunlardan ders almıyoruz ki Ankara’daki 3.5’lik depremden alalım. Ders alma konusunda maalesef çok yetenekli ve başarılı değiliz” diye konuştu.

“ANKARA’NIN ÖNEMLİ BİR KISMI DEPREME DAYANIKLI DEĞİL”

Ankara’daki yapıların çoğunda zemin sıkıntısı olduğunu belirten Pampal, “Kabaca şunu söyleyebilirim Ankara’nın yarısının zemini kötü. Bu ne demek? Depremin şiddetini iki katına kadar artırır demek. Yani bir de bu var zeminler kötüyse diyelim ki depremin büyüklüğü 5, sizin binanız 5 yaşamaz, onu 10 yaşar ve 5’e dayanacaksa bile 10’a dayanamaz ve yıkılır. Yani Ankara’nın önemli bir kısmı depreme dayanıklı değil. Yapı stoku ve zemin olarak kötü. Bu konuda bir örnek verdim, hep veriyorum o örneği ve herkeste biliyor. Demetevler örneği hala orada duruyor. Yıllardır orası düzenlenecek, taşınacak, park olacak ve yeşil alan olacak diye her dönemde taahhütte bulunurlar ama ben bugüne kadar adım atanına rastlamadım. Üstelik orası Kuzey Anadolu Fayı’na yakın olan bir kesim. Yani Kuzey Anadolu hemen Gerede arası 80 kilometre. Yani oldu ki Bolu’dan gelen enerji burada birikti, yani Düzce Kaynaşlı depreminde enerji geldi, Bolu civarında birikti, doğuya doğru kırılma ihtimali var. Bir de Marmara depreminden sonra batıya doğru olan İstanbul’u etkileyecek kısım kırılacak diye tartışıyoruz. Batıda ne kadar tehlike yükseldiyse doğuda da aynı şekilde. Doğuya doğru kırılırsa Ankara etkilenecek bir kent ve özellikle Ankara’nın kuzey yerleşim alanı Kuzey Anadolu Fay Hattı’na yakın olduğu için etkilenecek. O kesimdeki konutlar mesela riski daha yüksek olan konutlar, eski konutlar yani 1999 öncesi inşa edilmiş konutlar. Riski daha yüksek olan konutlar. Çünkü depreme dayanıksız yapılmışlar Ankara’da deprem olmaz inancıyla” ifadelerini kullandı.

“BUZDOLABININ ALTINDA KALDIĞI İÇİN ÖLEN BİR SÜRÜ İNSAN GÖRDÜM”

Kişiler olarak hepimizin yapması gereken şeyler olduğunu dile getiren Pampal, “Öncelikle yeni bir konut alırken depreme dayanıklı mı değil mi bakmamız lazım. Yeni binalar kısmen dayanıklı Ankara’yı kastedersek, gerçi Türkiye’de de aynı. Çünkü 1999 sonrası denetimler sıkılaştı, hazır beton uygulanıyor, yapı denetimi söz konusu. Onun için daha dayanıklı yapılar inşa ediliyor. Onun dışında zeminin depreme ne kadar dayanıklı olduğu öğrenilmeli. Depreme dayanıklı olsa bile biz ciddi yaralar alabiliriz, ölebiliriz. Çünkü deprem sırasında bina yıkılmasa bile bina içerisindeki eşyalar devrilir. Buzdolabının altında kaldığı için ölen bir sürü insan gördüm ben deprem bölgelerinde. Buzdolabınızı duvara monte edebilirseniz, bağlayabilirseniz devrilmeyecek şekilde veya gardırobu duvara monte etmeniz lazım. Çocuğunuzun odasındaki kocaman bir avize yatağın üzerindeyse düşer ve çocuğu yaralar, bina yıkılmaz ama o avize çocuğu yaralar. Yani düşecek çıkacak şeyleri çok iyi sabitlememiz lazım. Mutfaklarda ağır eşyaları mesela düdüklü tencereleri en üst rafa koymayın, bu düşer ve yaralar. En ağır eşyaları en alt gözlere, en hafifleri en üst gözlere konulmalı ve dolaplar da sabitlenmeli duvara. Deprem sırasında öncesi ve sonrasında ne yapacağımız konusunda da bir miktar bilgi sahibi olmalıyız. Bunu sık sık tekrarlıyoruz ve artık birçok insan iyi kötü bilgi sahibi. Depremde zemin katta, giriş kattaysanız hiçbir şeye bakmadan binayı hızla terk etmelisiniz, diğer katlardaysanız bekleyeceksiniz. Hele asansör asla kullanmayacaksınız, beklerken de yaşam boşluğu dediğimiz sağlam mesela bir çamaşır makinesi, çekyat ya da yüksekliği az olan sağlam bir eşya dibinde küçüleceksiniz, cenin pozisyonu alacaksınız ve düşen devrilen eşyalardan başınızı koruyacaksınız. Ama bina yıkılacak bir binaysa işiniz şansa kalıyor” şeklinde konuştu.

SEYİR HALİNDEKİ ARAÇ ALEV ALDI
Gerede İtfaiye ekipleri Cankurtaran mevkiinde yaşanan araç yangınına müdahale etti. TEM otoyolu Gerede mevkiinde seyreden otomobilin motorunda yangın çıktı. Sürücünün...
YAYLALARDAKİ 50 PARSELİN 46’SI SATILDI
Mülkiyeti Gerede Belediyesi’ne ait Belediye tarafından satışa çıkarılan 3 Şehir Yaylasında satışlar tamamlandı. Bucak, Hasbeyler ve Rumşah Yaylarında bulunan toplam...
SAĞLIKÇILARA ÖZEL ÜRETİLEN AYAKKABI GEREDE’DEN
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlamak amacıyla Gerede Meslek Yüksekokulu ile Ünder Ayakkabı firması arasında, geliştirilen...
KÖY İMAMLARI İLE TOPLANILDI
Gerede İlçe Müftülüğü tarafından ilçeye bağlı köylerde görev yapan imam hatiplerle personel toplantısı yapıldı. 2020 Ekim ayı köy imam hatipleriyle...
GEREDE KAYMAKAMI CENGİZ AYHAN’DAN ÇIĞRILI MEDYA GRUP’A ZİYARET
Gerede Kaymakamı Cengiz Ayhan, Çığrılı Medya Grup’a ait günlük yayın yapan Gerede Medyatakip Gazetesini ziyaret ederek işletme yetkilisi Mehmet Çığrılı...
BAŞKAN’DAN, BAKAN ERSOY’A TALEP DOSYASI
Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Bolu’ya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile...
MÜZİK DUYUNCA OYNAMADAN DURAMIYOR
Gerede ilçemizde, ‘Oynak Kazım’ olarak tanınan, kaynak ustası Kazım Bulut (61), oyun havası duyduğu zaman oynamadan duramıyor. Oynamaları ile tanınan...
GEREDE MEM’DEN OKULLARA FİDAN DİKİMİ
Gerede İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un çağrısı sonrası ülke genelinde başlatılan okul bahçelerinde fidan dikimi etkinliğini...
BAŞHEMŞİRE SEVENLERİNİ ÜZDÜ
Gerede Devlet Hastanesi eski Başhemşiresi Hülya Sakız (60) hayatını kaybetti. Gece beynine kan pıhtısı atması sonucu rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Hülya...
ÇÖPLER ARTIK GECE DEĞİL, GÜNDÜZ ALINACAK
Gerede Belediye Başkanlığı gece çöp toplama hizmetinde değişiklik yaptığını duyurdu. 23 Ekim 2020 tarihinden itibaren ilçe merkezindeki çöpler artık gece...
MUHTARLARDAN KAYMAKAM’A ZİYARET
Muhtarlar Günü vesilesiyle Gerede Muhtarlar Derneği Başkanı Nazım Gökdaş ve ilçemizde görev yapan muhtarlar, Gerede Kaymakamı Cengiz Ayhan’ı makamında ziyaret...
YARIN GÜN BOYU ELEKTRİKLER KESİLECEK
İlçemiz Gerede genelinde enerji ihtiyacı ve ilave şebeke yatırım çalışması nedeniyle 22 Ekim 2020 Perşembe günü 09.30 ile 17.30 saatleri...
PANDEMİ SONRASI MÜFTÜLÜKTEN İLK TOPLANTI
Gerede İlçe Müftülüğünün koronavirüs salgını nedeniyle yapılamayan mutat aylık personel toplantısı uzun bir aradan sonra 19 Ekim 2020 Pazartesi günü...
BEKAB HEYETİNDEN ORDU ZİYARETİ
Gerede Belediye Başkanı ve Bolu İli Katı Atık Bertaraf Tesisleri Kurma ve İşletme (BEKAB) Birlik Başkanı Mustafa Allar, beraberindeki heyet...
KÖY OKULUNDA ÖĞRENCİLER ZİYARET EDİLDİ
Gerede İlçe Milli Eğitim Müdürü Nizami Özalp, köy okulundaki öğrencilerin mutluluğuna ortak olmak gayesiyle Ibrıcak köyündeki öğrencileri sınıflarında ziyaret etti....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.