Geredeli esnaf ve siyasetçi Metin Apaydın, ilçede her yıl milyonlarca dolarlık zekât toplandığını öne sürdü. Apaydın, zekâtların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Geredeli esnaf ve siyasetçi Metin Apaydın, kaleme aldığı yazıda ilçede toplanan zekâtların dağıtımına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Aynı zamanda Anahtar Parti Bolu İl Başkan Yardımcısı olan Apaydın, Gerede’de her yıl milyonlarca dolarlık zekât toplandığını öne sürerek bu yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Yazısında zekâtın İslam’daki anlamına ve kimlere verilmesi gerektiğine değinen Apaydın, ağır hastalar, geçim sıkıntısı yaşayan yaşlılar, eğitim hayatını sürdüren düşük gelirli öğrenciler, borçlu aileler ve evlenme imkânı bulamayan gençlerin bu yardımlardan öncelikli olarak faydalanması gerektiğini vurguladı.
“Gerede’de her yıl milyonlarca dolarlık zekât potansiyeli var”
Apaydın yazısında, Gerede’de yaşayan varlıklı kişiler ile yurt dışında yaşayan Geredelilerin verdiği zekâtlar üzerinden bir hesaplama yaptı. Enflasyonist ekonomik ortam nedeniyle hesabı dolar üzerinden yaptığını belirten Apaydın, ilçede yıllık zekât miktarının milyonlarca doları bulabileceğini dile getirdi.
Yaptığı tahmini hesaplamalara göre Gerede’de yıllık yaklaşık 4 milyon dolar civarında bir zekât potansiyeli oluştuğunu öne süren Apaydın, rakamın abartılı bulunabileceğini ifade ederek bu miktarın yarıya indirildiğinde bile yaklaşık 2 milyon dolar civarında bir zekâtın her yıl dağıtıldığına dikkat çekti.
“Zekâtın doğru yere ulaşmasından veren de sorumludur”
Zekâtın yalnızca verilmesiyle sorumluluğun sona ermediğini belirten Apaydın, yardımların doğru kişilere ulaştırılmasının da önemli olduğunu vurguladı. Yazısında bu konuda şu ifadeleri kullandı:
“Zekât; tedavisi zor ve maliyetli hastalığa yakalanmışlara, geçimini sağlamakta zorlanan yaşlılara, uzak şehirlerde okuyan dar gelirli öğrencilere ve borç yükü altındaki ailelere verilmelidir. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle evlenemeyen gençler de bundan pay sahibidir. Zekât veren kişi, zekâtının doğru yerlere ulaşmasından da sorumludur.”
Zekâtın farklı amaçlarla kullanılmasına sert tepki
Apaydın yazısında zekâtın farklı amaçlarla kullanılmasına da sert sözlerle karşı çıktı. Zekâtın siyasi ya da kişisel çıkar aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirten Apaydın şu değerlendirmelerde bulundu:
“Zekât; partilerin oy potansiyellerine düzenli akıttığı bir zenginleşme aracı değildir, olamaz. Zekât; STK adı altındaki bazı yapıların seçimlerde kendilerini desteklediğine inandıkları kesimlere aktardıkları bir gelir değildir, olamaz. Zekât; mahalle ve köy muhtarlarının seçimlerde kendilerine oy veren ailelere verdiği hibeler değildir, olamaz. Zekât; düzenbaz, sahte hocaların ve sahte şeyhlerin dergâh, türbe ya da tekke adı altında gelir elde ettiği bir araç olamaz.”
“Gerçek ihtiyaç sahibi sayısı sınırlı”
Gerede’de yaklaşık 40 bin kişinin yaşadığını belirten Apaydın, gerçek ihtiyaç sahibi sayısının çok daha sınırlı olduğunu savundu. Her yıl en fazla yaklaşık bin kişinin bu yardımlara gerçekten ihtiyaç duyduğunu dile getiren Apaydın, toplanan zekâtların doğru şekilde dağıtılması gerektiğini ifade etti.
Apaydın, yazısının sonunda zekâtların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasının hem dini hem de toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirterek yardımların bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
(Haber Merkezi)

















