ÖZEL HABER
Çığrılı Medya Grup Kuruluşudur -

ÇOCUKTA KENDİNE GÜVEN NASIL SAĞLANIR?

Hülya PEKŞEN
Hülya PEKŞEN
  • 05.06.2021

Yeni doğmuş bir bebeğin her davranışı, hareketi, sadece kendi ihtiyaçlarını gidermeye yöneliktir. Acıkınca ağlar, doyunca uyur, çevresindeki dünyanın farkında değildir. Hatta ilk zamanlarda annesinin bile ayrı bir varlık olduğunu anlamaz.

Bu ilk dönemde çocuğun iki önemli ihtiyacı vardır:

1)Karnını doyurma ve bakım

2)Sevgi ve yakınlık

Anne, çocuğu gerektiği gibi doyurup, temiz ve rahat tutarsa, çocuk gittikçe ona bağlanır. Anne yokken, onu arar, görünce sevinir. Beş-altı aylık bir bebeğin annesini görünce nasıl sevindiğini biliriz. Beslenme ve bakım ihtiyaçları tatmin olunca çocuk, önce annesine zamanla da çevresindeki kişilere güvenmeye başlar. Bunun tersine, zamanında doyurulmayan, uzun süre ağlatılan, altı sık değiştirilmeyen, sağlığına pek dikkat edilmeyen çocuk, büyüdükçe mızmız, uyumsuz bir kişilik kazanabilir; başkalarına güveni az olur, huysuzluk etmeden kimseye kendini dinletemeyeceğine inanır.

Sevgi ve yakınlık göstermenin de önemi büyüktür.

Ebeveynleri çocuğu sevmeli, ten temasının önemini bilmeli ve uygulamalı, onunla konuşmalıdır yoksa kişilik gelişimi olumsuz etkilenir, insanlarla hissi bağ kurmayı öğrenmekte gecikir e bazen hiç öğrenemez. Sevginin önemini bilemez, kendisini değersiz hisseder. Oysa fiziki bakımı biraz eksik de olsa yeterli sevgi gören çocuk kendini değerli hisseder, ebeveynlerine güvenir, daha uyumlu davranır ve dünyaya karşı daha iyimser olur.

Kısacası bir bebek önce annesine, zamanla ailesine ve çevresine karşı güven duymayı öğrenmelidir. Bu güven duygusu sevgi ve bakımdan kaynaklanır. Güven duyabilen çocuk ailesinin desteğiyle  yavaş yavaş ve olumlu bir yönde gelişir.

BENLİK SAYGISI NASIL GELİŞİR?

Anne-babaların çoğu çocuklarını sever ama sevildiğini ve değerli olduğunu hissedemeyen çocuklar da vardır. Benlik saygısı sevilebilir ve değerli olduğunu bilmektir.

İnsanların mutlulukları ile benliklerine duydukları saygının arasında doğru orantılı bir seviye vardır. Benlik saygısı kibir ve kendini beğenme değildir, sağlam kişilik kazanmanın göstergesidir. Kişinin ferd olarak değerinden emin olmasıdır. Sağlam bir benlik saygısı kişiyi büyürken karşılaşabileceği tehlikeler ve tuzaklardan koruyan güçlü bir silahtır. Çocuğa yaşıtlarının baskısına direnebilme gücü verir (akran zorbalığı ayrıca bir yazı olacaktır, takipte kalınız).

Benlik şuuru uzun yıllar boyunca sürdürülen pek çok olay ve etkileşim sonucunda ortaya çıkan bir birikimdir.

Ana-babalar çocuklarının benlik saygısını geliştirmek için sürekli gayret göstermek zorundadırlar:

Onun eşsizliğini vurgulayarak ve karşılıksız sevgi vererek, onun sevilebilir ve değerli olduğunu hissettirelim. Bu, çocuğumuzun her davranışını onaylayacağımız anlamına gelmez. Kişiliğe saygı ile bozuk davranışı kabullenmeyi birbirinden ayırt etmek gerekir.

İlgimizi onun üzerinde yoğunlaştıralım.

Onu anlayalım, olduğu gibi kabul edelim (ki asla okunduğu kadar kolay uygulanmaz)

Açık, anlaşılır ve tutarlı kurallar koyarak, yumuşak bir disiplin kuralım. Bu çocuğun sadece başarılı olduğunda değil; olumsuz bir davranışta bulunmadığında, hoş davrandığında onu pekiştirmek ve övmektir.

Çocuğumuzla kurduğumuz her iletişim ve etkileşim ona sevilebilir ve değerli bir insan olduğu mesajını verir. Zamanla bu mesajlar çocuğun kendisine bakış açısını etkileyecektir.

Çocuğumuzun özgüvenini nasıl sağlayacağız?

bir sonra ki köşe yazımızda çocuğumuzun özgüvenini nasıl sağlarız sorusunu belli başlıklar altında detaylandırarak ele alacak, bilgi birikimi ve tecrübelerimi sizlerle paylaşacağım.

Unutmayalım ki çocuklar bu dünyaya Allah’ın bir lütfu olarak tertemiz doğuyorlar. Biz ebeveynler onlara kendi yansımamızla şekil veriyoruz. Rol model olmak kendi içinde ayrı bir konu olsa da çocuğun güven duygusunu temellendirmede etkin bir öneme sahiptir. Ebeveynlik çocukla birlikte öğrenilse de, anne-baba olmak ve iyi bir çocuk yetiştirebilmek için teorik yeterliliğe de sahip olmak çok önemlidir. Kitap okumanın sadece anne adayının sorumluluğu olmadığını bilmeli, eşler paralel bir şekilde kendilerini geliştirmelidirler. Türk aile yapımızda doğum sonrası anneanne ve babaanne çatışmaları Tellioğulları ve Seferoğulları’ndaki ezeli rekabete taş çıkartır. Yeni doğum yapmış bir hanımın en az bebek kadar ilgi ve bakıma ihtiyacı olduğu bilinmeli, bebeğin ilk günlerini horondan ziyade klasik müzik yumuşaklığında geçirmesi sağlanmalıdır. Yanınızda olmaya gayret eden büyüklerimizi de kırmayalım, bol su içersen sütün olur gizli gizli mama filan vermezler  karnı doyan, gazı alınan, altı temizlenen bebek daha da uyumuyorsa verin büyükler baksın hahaha  merak etmeyin mutlaka uyur  zira üç tane büyütmüş bir anneyim. Herkes diyor ki vay efendim üüç! hem de üüçç! Mevzuları büyütmezseniz bebeğinizin nasıl mışıl mışıl uyduğunu, büyüdüğünü kaçırmazsınız. Çocukta kendine güven annesinin biriken ütüleri sallamamasıyla çok ilgilidir, doğruluğuna yemin edebilirim ama ispatlayamam diyorlar ya, öyle bir şey işte

Özgüven konusunda yeniden bu satırlarda buluşmak dileğiyle…

HÜLYA PEKŞEN

hulyapekssen@hotmail.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.