Güneş panelleriyle kendi enerjisini üreten Ankara Çankaya’daki Süleyman Bölünmez Eğitim Vakfı Camii, mimari yapısı, ibadet alanı ve sosyal alanlarıyla dikkat çekiyor.
Ankara Çankaya’daki Çayyolu semtinde inşa edilen cami, sürdürülebilir yapısı, kadınlara yönelik donanımlı alanları ve 25 bin kitap kapasiteli kütüphanesi ile öne çıkıyor. Güneş enerjisi sistemi sayesinde tüm giderlerini karşılayan cami, ibadet alanının yanı sıra sosyal ve kültürel bir merkez olarak da hizmet vermekte.
Cami ile ilgili bilgi veren Dernek Başkanı Muharrem Ek, yapım çalışmalarının Süleyman Bölünmez’in desteğiyle 2022’de başladığını ve 2 yıl içinde tamamlandığını belirtti.
Camilerdeki elektrik ve su gibi giderlerin genellikle cemaat tarafından karşılandığını dile getiren Ek, “Biz yola çıkarken kendi kendini çeviren bir cami yapmak istedik. Elektrik giderleri fazla olduğu için hem ısınmada hem soğutmada güneş enerjisi düşündük. Bu noktada araştırmalara başladık. Alan büyük olduğu için otopark üzerinde 220 panelden oluşan, 100 kilovat enerji üreten bir sistem kurduk. Dolayısıyla biz şimdi yazın soğutmada, kışın ısıtmada güneş enerjisinden elde ettiğimiz enerjiyle caminin bütün giderlerini karşılıyoruz. Bu vesileyle cami kendi kendini karşılıyor. Cami için yardım toplanmıyor ama yardım yapmak isteyenler oluyor. Onları da yönlendiriyoruz. Ya Diyanet’e ya da derneğimizin resmi hesaplarına. Biz yardım yapmak istiyoruz diyenlere engel olmuyoruz,” şeklinde konuştu.
Cami yapımında Selçuklu mimarisinden ve Mardin Şehidiye Camisi’nden esinlendiklerini ifade eden Ek, “Genelde yapılan hatalar, küçük yerlerde kubbeli büyük camiler yapılır. Biz de bunu göz önüne alarak küçük bir cami yaptık. Biraz alanı küçük tuttuk, çatılı yaptık. Dolayısıyla hem ısınmada hem soğutmada hem de cemaati karşılayacak şekilde şu anda yeterli oluyor cami. Etrafını planladığımızda 2 bin kişiye kadar namaz kılabilecek bir alanımız var. Hayırseverlerimiz Mardinli olduğu için taşlar Mardin, Midyat’tan geldi. Minaremizde de biraz Mardin’den esinti olsun diye Mardin Şehidiye Camisi’nin minaresinin aynısını yaptık. Zaten onu tanıyanlar, burada Mardinli birisi vardı herhalde diyorlar,” dedi.
Ek, caminin özel ahşap işçiliği ile ön plana çıktığını vurguladı. “Bilhassa kündekari işçiliği zor bir işçilik. Konya’da yapıldı. Orada bu işi severek yapan işçilerimiz var. Kapılarımız, minberimiz, kürsümüz her şeyimiz kündekari işçiliği. Camide biz sadeliği ön plana çıkardık. Taş ve ahşap kullandık. Kimyasal hiçbir malzeme yok. Halımız yüzde 100 yün halı. Halıda da iddialıyız. Türkiye’de ilk defa böyle bir halı kullanıldı. Saf çizgisi olmayan, bütün olmayan, parçalı bir halı kullandık. Deforme olduğunda değiştirilebilen, kirlendiğinde yıkanabilen bir halı. Özellikle caminin mimarisine uygun bir avize seçtik. Bu avizeler İstanbul’da cam sanatçısı tarafından üflenerek yapıldı. İçinde amber rengi ışık kullandık. Geceleri camimiz çok hoş bir ortam sağlıyor. Gelen herkes çok huzurlu bir cami diyor. Hedeflediğimiz birçok noktaya ulaşabildik,” diye konuştu.
Lavabolara, tuvaletlere ve abdest alınan yerlere önem verdiklerini belirten Ek, “En büyük sıkıntı camilerde bilhassa kadınların abdest alması, lavaboya ulaşması zor. Genelde kadınlar caminin girişlerini bulamazlar. Burada kadınlara yönelik girişlerimiz var. Asansörlü giriş, merdivenli giriş. Şadırvanlarımız kadınlara özel yapıldı. Geniş alanlar, temiz, muhafazalı. Herhangi bir kadın buraya geldiğinde evinden çok daha rahat bir şekilde abdest aldıktan sonra asansörle namaz katına çıkıp huzurlu bir şekilde ibadetini yapıp ayrılabiliyor. Bu noktada çok olumlu tepkiler alıyoruz. Sosyal medyada camimiz tanıtıldığında binlerce yorum geldi. O yorumlar da bizi çok mutlu ediyor,” ifadelerini kullandı.
İnsanlara huzurlu bir ibadet ortamı ve bunun yanında güzel bir kütüphane sunmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Ek, kütüphanede 25 bin kitabın bulunduğunu söyledi. Kütüphanenin profesyonel şekilde yönetilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devrettiklerini belirten Ek, 3 memurun burada görev yaptığını da dile getirdi. Aynı zamanda, yüksek lisans yapanların ve doktora çalışanların tercih ettiğini ekledi.
Geçen yıl Ramazan’da 30 gün boyunca herkese açık iftar verildiğini belirten Ek, insanların birbirleriyle kaynaştığı güzel bir Ramazan yaşandığını ifade etti. Talep çokluğu nedeniyle bu yıl Ramazan’da da iftarların devam edebileceğini söyledi.
Ek, “Biz bu camiyi yaparak örnek olmak istedik. Bir cami nasıl olmalı? Cami, namaz kıldıktan sonra kapatılıp gidilen bir yer olmamalı. 24 saat açık, yaşanılabilir bir yer olmalı. Kütüphane olmalı, insanların ihtiyaçlarını karşılayacak bir ortam olmalı. İnsanlar camiye geldiğinde buradan ayrılamamalı. Dolayısıyla biz şu anda Türkiye’ye bu caminin örnek olduğunu düşünüyoruz. Meyveler de vermeye başladı. Şu anda Ankara’da aynısının bir benzeri bitti. 3 proje için de şu anda ruhsatlar çıktı. Aynı sistemde 3 cami daha yapılıyor şu anda Ankara’da. Biz o açıdan mutluyuz, örnek olduğumuzu düşünüyoruz,” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
(İHA)


















