Dünya gün geçtikçe hızlı bir değişimin içerisinden geçiyor. Türkiye de bu hızlı değişime kayıtsız kalmıyor. Salgın hastalıklar, depremler, sel baskınları ve dahası savaşlar… Bu tür olağanüstü gelişmeler; insan davranışlarına, coğrafi yerleşimlere, ekonomik dalgalanmalara ve toplumsal reflekslere doğrudan yansıyor.
Peki, Gerede bu değişimlere açık mı?
Tam olarak değil.
Hepimiz sonsuza kadar başkan kalmak istiyoruz; nerenin başkanı olursa olsun, “sonsuza dek” başkanlık arzusu taşıyoruz. Ömrünüz boyunca ilçede yaşamış olsanız, 18 yaşında oy kullanmaya başlamış bir seçmen olarak 78 yaşında öldüğünüzü düşünsek, aynı partiden topu topu iki başkan görebilirsiniz. Bu sadece belediye için geçerli değil; sivil toplum kuruluşlarında da durum çoğu zaman böyledir. Evet, abartı değil. Gerede sanırım bu yüzden değişime kapalı. Yeni fikirlerin ve gençlerin önü yeterince açılmıyor. Açılmalı!
*
Bolu’da yaşayan ve Gerede’de çalışan bir kardeşiniz olarak, Bolu-Gerede ayrışması konusundaki görüşümü de dile getirmek isterim. Bolu’da daha sosyal bir çevrede yaşarsınız. Daha mütevazı davranan yaşlı kadınlar ve erkekler görürsünüz. Orta yaş kuşağı, sosyal demokratlığın alışkanlıklarını hâlâ tamamen kaybetmemiştir. Size herkes siyasi görüşünüzü sormaz ya da giyim tarzınıza göre davranmaz. Üstelik Geredelilere düşman da değiller.
Fakat çok fazla Geredelinin bazı birimlerde başkan olmasından rahatsızlar; bu doğru. Ancak onların bu düşüncesi bizi, yani Geredelileri, esasen ilgilendirmiyor. Çünkü biz; sanayimiz, iş insanlarımız ve politikacılarımızla önümüzdeki beş yıllık süreç içerisinde il olmayı kafamıza koymuş durumdayız.
*
Bugün toplumun hücrelerine kadar inebilen parti başkanları var. Artık tüm siyasi parti ilçe yönetimleri bunu yapmak zorunda. Halkla temas kurabilen, toplumsal karşılığı olan adamlardan ve kadınlardan oluşan yönetimler oluşturuluyor. Yasa dışı yapıların parti içlerine sızmasına izin verilmiyor.
Gerede, inanç hassasiyeti yüksek bir toplumdur. Gerede halkı, dış etkenlerin getirdiğine inandığı ahlaksızlık ve dinsizlik etkilerini kabul etmiyor. Merkez camilerde ne vaaz verilirse, toplumun önemli bir kesimi onu dikkate alıyor.
*
Gelin, birlikte büyük İl Gerede’yi inşa edelim.
Nasıl mı?
Büyük deprem sonrasında ekonomik krizlerle uğraşan Türkiye’de, ilçemize gelip yatırım yapmış büyük üretici şirketler bugün zor durumda. Hadi gelin, ilçenin zenginleri olarak üretimi durdurulan bu önemli fabrikayı yeniden canlandıralım. Esnaf odaları temsilcileri, sanayi temsilcileri, ilgili kurumlar ve maddi imkânı olan tüm halk olarak seferber olalım. Bu fabrikayı kurtaralım.
Çünkü bu üretim tesisi ilçe için çok önemli. Bizim il olma hayalimiz, büyük bir vefa gösterisinden geçiyor. Bugün ekonomik nedenlerden dolayı üretimi durdurulan bu fabrikayı kurtarabiliyorsak, herkes imkânı nispetinde taşın altına elini koyabiliyorsa; yarın il olma iddiamız çok daha güçlü olur.
Duyun sesimi!
Sesim, desibeli yüksek ve ilçeyi gürültüye boğan seslere rağmen duyulsun.







